KÖY FIRINI YAPIYORUZ

BAHÇENİZE SU KUYUSU AÇMAK İSTERSENİZ.

06 Ekim 2012

SU KUYUSUNA İHTİYACINIZ VARSA EĞER ÖNCE BU YAZIYI OKUYUN..
  
Bahçesine, Evine , bağına su ihtiyacını karşılamak için  bir su kuyusu  açmayı düşünen arkadaşlarımız eğer merak ederler ve deneyim kazanmak isterlerse bizim  yaptığımız keson kuyu açma uygulamasının  detaylarını ve sonuca kadar yaşadıklarımızı buradan okuyabilirler.
 
 
AÇTIĞIMIZ KESON KUYUNUN HİKAYESİ; NELER OLACAK HEP BERABER GÖRELİM.  

Bahçemize diktiğimiz ağaç ve diğer bitkilerin yaşaması için bildiğiniz gibi su olmaz sa olmaz. Bu nedenle kuyu kazmaya karar verdik ama bahçenin neresine kuyu açmak gerekiyor bunu bilmiyoruz ancak çevreden aldığımız bilgilere göre bölgemizde kuyulardan su çıktığını hemen hemen her kazı suya ulaşabildiğini öğrendik. bu bizi biraz daha şevklendirdi tabii tam tersini söylselerdi. Bir kere daha düşünmemiz gerekiyordu. Bu işe başlamadan önce bir çok yerde araştırma yaptığım sırada yer altı suları konusunda en detaylı ve anlaşılır şekilde konuyu anlatan ki bu yazıyı yazımın sonuna ekledim. Bilimsel makaleyi mutlaka okuyunuz.  ancak  bilimsel gerçekler bir yana uygulama da durum nasıl hep beraber  bir de ona bakalım.

 Kuyu açma işinde  iki yöntem var.

a)  Sondaj yapılması: Bu yöntemde  100 metre 200 metre gibi derinliklere inebilmek mümkün ancak bu işlem bayağı masraflı oluyor.
 
b)  Keson Kuyu                                   :  Geleneksel olarak yüzyıllar boyunca uygulanmış ve insan gücü kullanılarak kazmak, taş döşemek  veya  beton atmakla işleyen bir sistem. Ancak Su çıkmazsa  eğer daha derinlere inmek o derece  zor olan bir yöntem. Her zaman da sonuç alınamamsı nedeni ile  emek ve paranın boşa gitme riski olan bir yöntem. 
Arkadaşımla bu riskleri de göze alarak KESON KUYU  kazdırmaya ve şansımızı denemeye karar verdik.
 
Önce arkadaşıma ait bahçenin uygun bir köşesinde bir yer tespit ettik. Bunun için herhangi bir  dut dalı, bakır tel vs. gibi yöntemler ile arama yapmadık  şansımız varsa yüzeysel su damarına denk geliriz dedik. ülkemizde Yer altı suları için kazı yapmak bir  yönetmelikle düzenlenmiş. Buna  göre elle kazılan ve 10 metreden daha derine inilmeyen kuyular  izine tabi değil. bizde 10 metreye kadar kazmayı planladık ve işe başladık.
 
BAŞLANGIÇ : 150 cm çapında çünkü çevresine atacağımız 10 cm kalınlığında ki betondan sonra kalan 130 cm olacak bu da bayağı iyi bir açıklık kazma kürek kullanımında sıkışmadan çalışabiliniyor.  Besmelemizi çektik ve kazmayı vurduk.  Kazma işini bizimle çalışacak olan arkadaşımız yapacaktı. Arkadaşımız bizim kazmak dediğimize "Eşmek " diyor.  Kuyunun 1. metresini eştiğimiz sırada tamamen NEBATİ dediğimiz yumuşak bir toprakla karşılaştık.

1.GÜN/ 0.80 Metre : Günün sonunda  80 cm derinliğe kadar eşmiştik. 80 cm saçtan yapılmış kalıp yerine çakıldı. Arkadaşımızın 2 torba çimento ile yapmak istediği harca müdahele ettik. Çünkü bu işlemde beton içine demir konulmuyormuş. Öyle isse daha sert bir beton olsun istedik. Harca  3 torba çimento koyarak  çakıllı kum  ile  karışan  harc kalıba döküldü. Birinci günün sonunda 0.80 metre derinliğe inmiş olduk. 

2. GÜN : Kazıya devam edebilmek için kuyu çevresine 10 cm kalınlığında attığımız beton kalıbın kurumasını bekledik. Artık kazdığımız toprağı yukarı almak için bir vinç yada çıkrığa ihtiyacımız vardı. bizde bunu resimde görülen ve yapımını yazdığımız  yöntemle yaptık.  

VİNÇ/ÇIKRIK : Kalıbı donmasını bekleme sırasında bundan sonra bize vinç görevini üstlenecek basit bir çıkırık yaptık.

Vinç yapımı: Kuyu başına 15 cm çapında ve 2, 2.5  metre uzunluğunda  ahşap elektrik direği gibi yuvarlak bir kalasın ortasından sağa ve sola 50 şer cm  boş bırakarak sağ ve sol tarafta birbirlerini kesen delikler açarak içinden 2.5 cm kalınlığında deliklere geçmiş borular dan oluşan bir vinç yada çıkırık yaptık.

Kuyu başının sağ ve soluna  X  şeklinde çaktığımız 5x10 kalasların çaprazının üstüne yuvarlak kalası yerleştirdik. Yuvarlak kalasın bir noktasında 1 cm lik bir deliğe 10 mm çelik halatı geçirip çiviler ile ucunu çakarak sabitledik. Çelik halatı kalasa sardırdık  ucuna taktığımız kanca ve kovadan sonra  basit vinç imiz de hazır oldu.

3.Gün/ 1.60 Metre : Çalışan arkadaşımız  aşağı inerek eşmeye devam etti. Eştiği toprağı kovaya dolduruyor ve bizde basit vinç imizin kollarını çevirerek yukarı çekiyorduk.  Biraz  o,  biraz biz çalışarak gün sonunda kalıp boyu kadar kazdığımız zaman duruyor ve beton harcı hazırlayıp kalıba betonu döküyoruz. paydos. 

2. metreye  geçildiğinde toprağın yapısı değişmeye başladı. İçinde beyaz beyaz kireç taşlarının  bulunduğu kahverengi bir toprakla karşılaştık. Daha önce korktuğumuz gibi henüz taş ve kaya tabakası çıkmadı.

4.Gün/ 2.40 Metre : Havanın da sıcaklığından kalıbımız bir gecede  iyice donmuştu. Kazmaya devam ettik 3. metreye doğru devam ettik. Toprak yapısı yavaş yavaş hardal rengine dönmeye başladı. Çok az nemli olduğunu hissetmeye başladık ama bu metrede normal  olması gerektiğini söyledi. Kuyu kazan arkadaşımız. O böyle dese de biz  epeyce  umutlanmaya başladık.” Su Çıkacak çıkacak”  diyorduk. Günün sonunda Kalıp kurumuş olsa da her ihtimale kalıbı sökmedik. 2. kalp sacı ile kalıbı çakıp betonu döktük.

5. Gün : Yağmur nedeni ile Çalışma yapamadık.

6.Gün/ 3.20Metre : Kazmaya devam ettik toprak daha nemli ve hardal rengi ile devam etti. Ara ara sert kaya parçaları çıkıyordu. Kazmak da bu yüzden yavaşladı. Ancak günün sonunda zar zor 80 cm daha inmiş ve Kalıbımızı çakıp betonu dökmüştük.

Ne yalan söyleyeyim 4 veya  5. metrede su bekliyordum. Hani piyango alırsınız ve işte bu sefer çıkacak duygusuna kapılırsınız ya öyle bişey hissettim.

7.Gün/ 4.00Metre : Kuyu başına gelirken bir bakmışız tepeye kadar su dolmuş diye gülüşüyorduk. Kuyuya geldiğimizde Kalıplar donmuş ama henüz  beklediğimiz su yoktu. Tekrar eşmeye devam ettik. Artık toprak daha sert ve hardal rengi  kaya tarzında çıkmaya başladı. Kazı iyice zordu. Kompresör çağırmamız gerektiğini düşünmeye başlamıştım. 

8.Gün/ 4.80 metre : Sabah kuyunun başına geldiğimizde  işte bu gün su  gelmiş deriz diyorduk. ama henüz bir şey yoktu. kazmaya devam ettik. havalar bozmadan kazı işi bitmeliydi.  Öğlen olmuştu hala çıkan kayalar ile uğraşıyorduk. Bir ara Çalışanın  vurduğu bir kazmadan sonra kuyunun sağ tarafında  bir taşı aldığında inceee bir su sızmaya başladığını gördük. o an yaşadığımız duyguyu anlatamam “bulduk bulduk işte” dedik.  Hemen o bölgeyi kazmasını istedik veee Su gittikçe çoğalmaya başladı. bu sırada  ben derinliği ölçmeye karar verdim. ölçtüğüm derinlik 4.63 cm di.  

Sevinmedik desek yalan olur.  Biz topraktan sızan yağmur suyundan  kaynaklanan bir sızma olduğunu düşündük. Kuyuda ki çalışma alanına  suyunda gelmesi ile ortam çamur olmaya başladı. Kovalara konan toprak ve kaya parçaları  sulu geliyordu. Artık aşağıda çalışmak epeyce sulu ve zor oldu. Bu durumda da olsa kazmaya devam ettik. Akşam olduğunda 4.70 metreye inmiştik.   Paydos ettiğimizde  Bir küreğin boyunu ölçerek kuyuda dik olarak bıraktık ve kuyudan ayrıldık. beton atma şansımız olmadı ki bu dönemde artık beton atmayacağız.

 
9.Gün / 5.30  metre : Bizim sızan cılız su, bir gecede sıza sıza  1 metre 30 cm  derinliğinde su doldurmuştu. Damlaya damlaya göl olur sözünün tam karşılığı da bu oldu. Yani kuyumuz  su doluydu. Sevindik ama biraz daha kazmamız gerektiğini düşündük. bu nedenle biriken suyu dalgıç pompa yardımı ile dışarı aldık ve zor da olsa   kazmaya devam ettik.  çünkü gelen suyun dolacağı bir hazne oluşturmamız gerekiyordu. Bu hazne 2 metreden az olmmamlıydı. şapır şupur suyun içinde yarım saat çalışıp sonra kovalar ile suyu boşaltıyor tekrar devam ediyorduk. Böylece 5.30 metreye kadar inebildik.  resimde görüldüğü gibi kuyunun dibi sulu artık.
5.30 metre de kuyu kazma işine burada ara verdik. bir kaç gün sonra ne kadar su toplanacağını görmek  istedik. daha sonra 70 cm daha kazabilirsek eğer orda kazmaya son vermeye karar verdim. 
 
11.gün /6.00 metre :  Kuyunun başına gelirken su çıktımı diye gelmiyoruz artık kaç cm su var diye geliyoruz bu güzel birşey SU HAYAT tır. Bunu bir kez dah fiilen anladık.  Suyu boşaltıp çalışmaya devam ettık. hızlı olmalıydık. Bu nedenle hep beraber hızlı olmaya özen gösterdik. Sanırım bekleyn su kuyunun dibinde ki kumları yumşatarak daha rahat kazılıyordu ama su devamllı geldiğinden suyu kuyu içinde bir yere alıp çalışıyor sonra diğer bir tarafa alarak merdiven gibi kazıyordu. sonunda 6 metreyi bulduk. Betonlamayı  en son bıraktığımız yerde kalıp çakarak son betonumuzu attık. Başka beton atmayacağız. Kazma işine de son verdik.
 
Artık kuyumuzda suyumuz var. En kurak yazlardan biri olan bu yaz ki hiç yağmur yağmadan geçen bir yaz döneminde bu metrede suyumuz varsa kışın ve diğer dönemlerde de  İnşallah suyumuz olacak. Kalıpları ve çıkrığı söktük. Şimdi kuyu üstünün beton atılarak kapatılması işi kaldı. Ondan sonrada çıkrık yapacağım.
 

KUYUNUN ÇALIŞMASI : Kuyuyu çalıştırmamız gerektiğini söylediler. Bu kuyuda su var. diyerek kapağını kapatıp gidilmemesi ve devamlı doldur boşalt yapmaya  ve kuyunun su kanallarının açılmasını sağlamanız gerkiyormuş. aksi halde kuyu kanalları çalışmazsa susuz kalması da muhtemelmiş.

 
 
Kuyumuz kazıldı ve yeraltı suyunuda bulduk şimdi yeni bir sorun da beraberinde yeni başlıyor demek...Bu suyun yukarıya çıkarılması;  bu devirde su tulumbası ile çıkarmayacağımıza göre makineler kullanmamız gerekiyor. Şimdi şöyle bir bakalım. Kuyumuzda 2 metre derinliğinde su var ve bu su kaç metreküp su demek acaba. Bunun için  biir hacim hesabı yapmamız gerek. 
 
kuyumuzun Çapı net 130 cm ve su yüksekliği 200 cm  buna göre  (  V= 3.14 . r'2 . h  ) formülüne göre yapılan hesapta  3.14 x 0.422 x 2 = 2.653 M3  suyumuz var. 
Bu suyu çıkartmamız gerekiyor.  Su pompaları çok çeşitli tekniklere sahip makinelerdir. Sizin ihtiyaçlarınız ve kuyunuzun durumuna en uygun olanına karar verebilmeniz için kendim için yaptığım araştırmayı sizlerde yararlanırsınız diye burda yazmaya karar verdim. Bilgi sahibi olanlarda okumayabilir.
 
 
       1) Elektrik gücü ile çalışan pompalar.
           a)Santrifüj pompalar           b) Dalgıç  pompalar..                                                                          
 
a)  Santrifüj tipi motorlar; Yapım tekniğine baktığımızda yüksek devirlerde dönen  küçük paller ile suyu emerek belli bir yüksekliğe ve düzlemde taşıyan pompalardır. 
b) Elektrik  ile çalışan pompalar,  kendi içlerinde   çalışma tekniği açısından birkaç dala ayrılmaktadır.  En çok kullanılan ve tercih edilen su  pompası  DALGIÇ TİP Pompalardır. Bu tipte elektrik motoru  boru şeklinde bir kasanın içine monte edilerek  alt tarafından emdiği suyu yukarıya doğru basmakatadır.  bu yolla suyu kuyudan çıkarmış oluyorsunuzz.  Motor Üzerne monte edilmiş sensörler sayesinde kuyunuzda su kalmadığı zaman motorun yanmasını önleyen bir sensör sayesinde motora giden elektrik devresni  kesen bir sissteme sahiptir. Her türlü temiz su, pis su gibi ortamda kullanılabilecek şekilde dizayn edilmiştir. Kendi aralarında  da Kaç metre derinlikten su çekebileceği ve kaç metre düz alanda suyu  taşıyabileceği belirli özelliklerindendir. )  
2) Akaryakıtla çalışan moto pompalar
    a) Benzin  motorlu  pompalar
    b) Dizel motorlu pompalar. 
 
 
Benzin ve dizel motorlu pompalar (Motopomp'lar) bu tip motopomplar çiftçinin dereden, gölden, kuyudan çok seri bir şekilde herhangibir bağlantıya ihtiyaç duymadan su çekerek hızlı su temin edilmesini sağlayan makinelerdir. tek sıkıntısı benzin veya mazot sarfiyatı  olmasıdır. Tabi birde motorların dikkatli bir bakıma ihtiyaç duymasıdır. Hangisi işinize uygunsa en küçüğünden en büyüğüne alabilirsiniz bazıları ki bu oleomac denilen markanın okadar küçük bir pompası var ki ya bundan ne olur dedirtecek kadar küçük ama çalıştığı zaman insanı şaşırtacak kadar iyi su çekiyor.
 
DAHA DETAYLI BİLGİ İÇİN : WWW.HOBİBAHCESİ.ORG   SİTESİNİ ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ.
 
HEPİNİZE BOL SULU KUYULAR..
 
CAPTAİNMEMO2
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın.
Giriş yapmak için tıkla!

Gönderildi Öneri Üyelik