HABER DETAY

08 Şubat 2010 14:24

Ege'nin en modern tirhandili: Likya 40

Likia 40 Türk denizcilerinin beğenisinin ardından rotasını uluslararası sulara çevirdi.

Setmarin'in ilk teknesi olarak Ekim 2009'da suya indirilen Likia 40, Türk denizcilerinden   
hak ettiği ilgiyi gördükten sonra rotasını uluslararası sulara çevirdi. Avrupa ülkeleri ve özellikle Akdeniz çanağını hedef pazar olarak belirleyen Setmarin, 2010 Avrupa fuarlarında
boy göstermeye hazırlanıyor.

Yaklaşık iki yıl önce Bodrum İçmeler'de inşasına başlanan Türkiye'nin ilk polyester tirhandili, Ekim 2009'da İstanbul Tuzla'da tamamlanmış, Likia 40 ismi verilen tekne 28. Uluslararası İstanbul Boat Show'da sergilenmişti. Klasik gövde formu, modern iç tasarımı ve el emeği göz nuru ince ahşap işliğiyle hemen herkesin beğenisini toplayan yelkenli, fuarın da en çok konuşulan teknesi olmuştu. Proje aşamasında tirhandil diye tanımlanan Likia 40'ı Setmarin, fuarda double ender (başı kıçı bir) olarak lanse etmişti.

Ocak 2010 başında, güverte ve yaşam mahallerinde ufak tefek değişiklikler yapmak için, inşa edildiği Tuzla Birmes Sanayi Sitesi'ndeki atölyeye tekrar çekilen Likia 40'ı, Yacht dergisinden Eyüp Özel, Setmarin Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Toygar ile gezdi.

Gelin sözü Eyüp Özel'e bırakalım: Toygar'a ilk olarak tekneye neden tirhandil demediklerini sorduk ve aslında böyle bir ısrarları olmadığını, Likia 40'a gönül rahatlığıyla tirhandil de diyebileceğimizi öğrendik. Zaten tasarımcısı Turhan Soyaslan da "Likia 40'a lütfen tirhandil olma şerefini veriniz" diyor. Toygar da "Tirhandil aslında bir double ender'dır, ancak her double ender bir tirhandil değildir" diyor ve tirhandilin, çok az ustası kalan, Akdenizli bir tekne türü olduğunu hatırlatıyor. Bu arada Likia 40'da Colin Archer tarzı teknelerden esinlenmeler olduğunu da ekliyor. Tirhandilden ufak tefek farklılıkları var elbette. Mesela yeke yerine dümen kullanılmış; inşa malzemesi ahşap değil; direği alüminyum... Ancak her halükarda Likia 40'a başı ve kıçı aynı formda olan, klasik görünümlü modern bir tirhandil diyebiliriz.

Okyanusa uygun

Tasarımını Turhan Soyaslan'ın, iç tasarımını Aleks Banakis'in yaptığı Likia 40, kalıbı Bodrum İçmeler'de üretildikten sonra 11 Mayıs 2009'da İstanbul'a getirilerek Tuzla Bimes Sanayi Sitesi'nde kiralan atölyede beş ayda tamamlanmış. İmalatın başından sonuna, Hollandalı DCI'ın (Dutch Certification Institute) Türkiye temsilcisi İstanbul Marine Project tarafından kontrol edilen tekneye DCI tarafından CE belgesi A sınıfı sertifika verilmiş. Bu da teknenin okyanuslarda seyredebileceğini ifade ediyor. Şık görünümünün altında sağlam yapısını da belgelerle kanıtlayan Likia 40 için Sinan Toygar "Teknemiz bir marinaya girdiğinde denizden anlayan herkes durup ikinci kez bakacaktır" diyor. Toygar, görenlerin Likia 40'a gövde formu, ince işçilikleri, şık detayları sayesinde hayran kalacağını anlatmaya çalışıyor.

Eksiksiz bu görüşlere biz de katılarak Likia 40'ı gezmeye başlıyoruz. Tekne tadilat halinde olduğundan görünmeyen yerlerini de görme şansını yakalayıp enine boyuna inceliyoruz.

Kıçta iki havuzluk

Likia 40'ın güvertesine, 70 santim uzunluğundaki tik kıç platformdan girdik. Tekne denizde baştankara olsaydı baş taraftaki 1,10 metre uzunluğundaki civadrasından da güverteye çıkabilirdik. Çünkü Likia 40'ın önemli ayrıntılarından birisi de furling'leri kumanda edebilmek için oldukça geniş bir baş platform olarak tasarlanan civadra üstünde rahatlıkla yürünebiliyor olması. Bu platformun ön tarafı da açık bırakıldığı için baştankara olunduğunda tekneye rahat bir şekilde buradan da binilebiliyor.

Biz kıçtan bindiğimiz için tekneyi oradan anlatmaya devam edelim. Havuzluk iki ayrı bölümden oluşuyor. Kıçta sadece dümenci için ayrılan mini bir havuzluk var. Tek kişilik bu havuzlukta oldukça şık, tik kaplama dümen yer alıyor. Dümen üzerindeki kumanda panosundaysa yok yok! Otopilot, chartplotter, tridata, rüzgâr ve derinlikölçer; yani seyir cihazları tam. Orta havuzluksa dümen ve dümenciden kurtulmuş olmanın ferahlığını yaşıyor. Havuzluğu çevreleyen U biçimindeki banka sekiz kişi oturup, ortadaki ayarlanabilir masada yemeklerini yiyebiliyor. Teknedeki tadilatlardan birisi de bu masada yapılıyor. Masanın ortasına açılabilir bir bölüm ekleniyor, depolama alanı olarak kullanmak için.

Depolama alanı demişken, havuzluktaki bankın altının tamamen ambar olarak kullanıldığını söylemeden geçmeyelim. İskele taraftaki bankın altında bir buzluk ile çıkarıldığında nereye konacağı dert olan kabin giriş kapısının muhafaza etmek için düşünülmüş derin bir ambar var. Sancaktaki bankın altında yine iki ayrı depolama alanı mevcut. Bunlardan kıç taraftaki tüplük olarak kullanılıyor ve teknenin tadilat nedenlerinden birisi de bu tüplüğün sızdırmazlık izolasyonunun yapılıyor olması.

Bir diğer değişiklik kamara kutusu üzerinin kaymaz boyayla boyanıyor olması. Bu aslında değişiklikten ziyade, tekne Ekim 2009'daki fuara yetiştirmek istenirken eksik kalan bir uygulama olmuş. Kaymaz boyayla boyanacak, tik kapaklı üç heç ve dört manikanın (havalandırma burusu) şık bir görüntü verdiği bu alanda iki kişinin kullanabileceği bir güneşlenme alanı bulunuyor.

Vidasız tik kaplama

Güvertedeki tik kaplı yan yürüme yolları 40 santim genişliğinde. Bu arada bütün tikler tek bir vida kullanılmadan önce dışarıda bir şablon üzerine yerleştirilip sonra güverteye yapıştırılmış.

Bu uygulama sayesinde güverte tikleri hem pürüzsüz görünüyor hem de su sızdırması engellenmiş oluyor.

Armadan da bahsetmeden alt güverteye geçmeyelim. Selden marka çift gurcatalı alüminyum direk 13,20 metre uzunluğunda. Ana yelken dışında bir cenova bir de trinketi var ve toplam yelken alanı 85 metrekare.

Havuzluktan salona, dört basamaklı masif maun merdivenden inerek giriliyor. Yapılan değişikliklerden birisi de kaldırıldığında motor dairesine ulaşılan bu merdivenin pratik bir şekilde açılıp kapanabilmesini sağlamak.

15 metrekarelik salonun tavan yüksekliği 1,93 metre. İki heç, dört lumbozla oldukça ferah ve aydınlık kılınan salonda zemin maun, tavan alkantara, duvarlarsa formika kaplı. Teknedeki tüm mobilyalar masif maun. Sinan Toygar, Likia 40'ı farklı kılan en önemli özelliğin Aydın Yılmaz ustanın elinden çıkan ahşap işçiliği olduğunun altını çiziyor.

Bu arada teknede yapılan değişikliklerden birisi de tavan aydınlatmalarında kullanılan halojen ampullerin, daha tasarruflu led lambalarla değiştiriliyor olması.

Salonun kıç tarafında iskelede kuzine yer alıyor. Kuzinenin Corian tezgâhında üstü kapaklı evye, çift gözlü ocak ve tezgâh içerisine yerleştirilmiş yine üstü kapaklı buzluk var. Tezgâh üzerinde mutfak eşyalarını muhafaza etmek için iki adet dolap bulunuyor. Altındaysa çekmeceli dolaplar yer alıyor.

Ev konforunda

Kuzinenin devamında iskele tarafında L şeklinde oturma grubu ve önünde ayarlanabilir masa yer alıyor. Ayarlanabilir bu masayla oturma grubu iki kişinin yatabileceği bir alana dönüşüyor.  Oturma grubunun üzerindeki kamara duvarında şık depolama alanları ve dolaplar yerleştirilmiş. 22 inç HD LCD televizyonun bulunduğu sancak taraftaysa iki adet tek kişilik koltuk var. Bu koltuklardan baş taraftaki, harita masasında da kullanılabilsin diye 90 derece dönebilecek şekilde yapılmış. Harita masasının üzerinde elektrik ve sigorta panosu var.
Teknenin ortak kullanılan banyosu iskelenin baş tarafında. Burada elektrikli bir tuvalet, Corian tezgâhlı lavabo bulunuyor. Tik ızgara dışında banyonun zemini Corianle kaplı. Lumbozla gün ışığı alan banyoda havalandırma için de bir manika mevcut.

Teknenin ana kamarası alt güvertenin baş tarafına yerleştirilmiş. Tavan yüksekliği
1,90 metre. 2,15 metre boyunda iki kişilik yatağın bulunduğu kamarada hem iskelede hem sancakta lumboz ve tavanda acil çıkış heçi var. Sancaktaki kapağı açıldığında aydınlatması otomatik çalışan kıyafet dolabının dışında, yatağın sağında ve solunda raflar mevcut. Depolama alanı olarak da kullanılan yatağın altında ayrıca teknenin üç tatlı su deposundan ikisi yer alıyor. 75'er litrelik bu depolara salon zeminine yerleştirilen 250 litrelik depo da eklenince teknenin temiz su kapasitesi 400 litreye çıkıyor ki bu da uzun seyirler için oldukça iyi bir su rezervi demek.

Kıç kamaraya salonun sancak tarafından giriliyor. Kamaranın iki kişilik yatağı kaldırıldığında, yakıt filtresiyle yağ seviye çubuğunun bulunduğu motor dairesinin sancak tarafına ulaşılabiliyor. Kamaranın gün ışığından faydalanabilmesi için havuzluğa bakan bir lumboz yerleştirilmiş.

Likia 40'ın her yerini ayrıntılı bir şekilde gezdik ancak tekne karada olduğu için performansı hakkında bir şey söyleyemiyoruz. Onu da teknenin imalatında başından sonuna bulunan Setmarin'in Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda makine mühendisi olan Sinan Toygar anlatıyor bize. Likia 40'la 10 knot havada, yelkenle 5,5 knot hıza ulaşmışlar. Motor seyrindeyse 7-8 knot'ı görmüşler.

Avrasya Boat Show'da

Ekim 2009'daki İstanbul Boat Show'da tekneyi göremeyenler 12-21 Şubat 2010'da düzenlenecek Avrasya Boat Show'da 2. Salon'da bu şansı yakalayabilecek. Rotasını Avrasya Boat Show'da belirleyecek olan Setmarin tam donanımlı ilk Likia 40'ı da fuara özel olarak 175 bin Euro'ya satışa sunacak. Standart tekne fiyatı ise 134 bin 300 Euro olarak belirlenmiş. İlk tekne beş ayda tamamlansa da tersane standart teknenin teslim süresinin iki ay olacağını söylüyor.

Türkiye pazarı dışında Avrupa ve özellikle Akdeniz çanağını hedef pazar olarak gören Setmarin Likia 40'ın tanıtımını 2010 boyunca Hollanda ve İtalya'daki fuarlarda
gerçekleştirecek.

Likia 40'ın imalatını 2010'da da İstanbul'da sürdürme kararı alan Setmarin Bodrum İçmeler'deki tersanesini gelecek yıllarda üretim yeri olarak kullanmak için muhafaza edecek. Setmarin, 28. Uluslarası İstanbul Boat Show ve sonrasında aldığı geri dönüşeler ve gelen taleplerle modeli büyüterek Likia 50 projesini de hazırlamaya başladı.

Teknik özellikler

Likia 40
Tam boy 12,20 metre
Gövde boyu 11 metre
Genişlik 3,65 metre
Deplasman 8.850 kilogram
Su çekimi 1,40 metre
Direk boyu 13,20 metre
Toplam yelken alanı 85 metrekare
Motor 40 bg Yanmar
Yakıt tankı 200 litre
Tatlı su tankı 400 litre
Pis su tankı 100 litre
Kamara sayısı 2
Fiyat 134 bin 300 Euro
Teslim süresi 2 ay
İletişim Setmarin
www.setmarin.com
0252.316 28 53

Damga

Boy 12,20 metre
Genişlik 3,65 metre
134.300 Euro
2 ayda teslim!

Yazı: Eyüp Özel Fotoğraflar: Pınar Gediközer ve Setmarin arşivi

Yorum 0
 

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın.
Giriş yapmak için tıkla!

Gönderildi Öneri Üyelik