HABER DETAY

25 Haziran 2010 17:38

Bu sergiye baretsiz girmek yasak!

Nihal Gündüz'ün iki yılda çektiği fotoğraflardan oluşan "Haliç Tersanesi Sakinleri" adlı açık hava sergisine 11 yaş altındakiler alınmıyor, baretle ve rehber eşliğinde gezmek zorunlu.

Türk fotoğrafında genç kuşağın gelecek vaat eden temsilcilerinden biri olarak görülen Nihal Gündüz, Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf Bölümü'nden... Gündüz, iki yıl boyunca Haliç Tersanesi çalışanlarının yaşamlarından kesitleri yansıttığı fotoğraflar çekti. Büyük boyutlarda (fotoğraflar 2x2 metre ile 6x7 metre arasında değişiyor) basılmış 55 fotoğraf yine Haliç Tersanesi'nde sergileniyor. Bu sıra dışı çalışma, "Türkiye'nin en büyük açık hava sergisi" sloganıyla 11 Temmuz'a kadar açık kalacak.

Stüdyoda harikalar yaratan bir fotoğrafçı iken böyle bir belgesel proje yapma fikri nasıl doğdu?
Fotoğrafa bakış açımı yenilemek ve tazelemek istiyordum. Arayışlarımın sonucu olarak kendimi Haliç Tersanesi'nde buldum. Tam iki yıl dört mevsim tersanede fotoğraflar çektim. Sonucunda bu proje ortaya çıktı. Arayışım sürüyor, bunun ardından yine uzun sürecek başka bir belgesel projeye başladım. Başrolde yine İstanbul, yine emekçiler var.

"En büyük açık hava sergisi"

Açık hava sergisi, Türkiye için alışıldık bir sergileme biçimi değil.
"Haliç Tersanesi Sakinleri" ilk önce yurtdışında bir projeye olarak kabul edildi, sonrasında bütçe ile ilgili problemlerden dolayı iptal oldu. Ben de projeyi İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy'a sundum. Daha ilk görüşmede bunun tersanede açık hava sergi konsepti ile yapılmasını teklif etti. Bana inanılmaz gelmişti. Türkiye'nin en büyük açık hava sergisi fikri beni gururlandırdı diyebilirim.

Çekimler sırasında kadın fotoğrafçı olmanın sıkıntısını çektin mi?
Tersaneye ilk geldiğimde "Acaba?" dediğim oldu tabii ki. Ama zaman geçtikçe onlardan biri olduğunuzu, onların arasında yaşadığınızı kabulleniyorlar artık ve herkes kendi işini yapıyor. Orada kadın olmaktan öte, sadece fotoğrafçı olarak varsınız. Bu da işinizi kolaylaştırıyor.

Fotoğraf sergisinin yanında işçilerin anılarının yer aldığı bir de kitap var.
Bir gün fark ettim ki, her çay molasında atölyede masa başında oturup ustalarla sohbetler ediyoruz. Onlar anılarını anlatırken kimi zaman gülüp kimi zaman üzülüyorlardı. Buradan yola çıkarak, öncelikle Haliç Tersanesi'nde çalışan ustalarla, ardından emekli olan ya da başka işyerlerinde çalışan kişilere ulaşarak anılarını toplamaya başladım. Anılar toplandıkça, tersane tarihinin başka bir yüzünü ortaya çıkardı. Bunu da kitaplaştırmaya karar verdik.

Ercan Arslan
 

Yorum 0
 

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın.
Giriş yapmak için tıkla!

Gönderildi Öneri Üyelik