19 Temmuz 2010
16:39
Düğünde dansınızla konukları şaşırtın
Düğün gecenizde konuklarınıza çok özel bir dans gösterisi sunsanız güzel olmaz mı?
Sevdiğiniz insanla hayatınızı birleştireceğiniz düğün gecenizin özel olması için her türlü detayı hesaplıyorsunuz hiç kuşkusuz... Mekan seçimi, gelinliğin modeli, davetiyelerin baskısı, davetli listesi az uğraştırmayacak sizi... Sonuçta elinizden gelenin en iyisini yapacaksınız.
Size tavsiyemiz, bu koşturmaca içinde haftada birkaç saat, müstakbel eşinizle bir dans kursuna yazılmanız... Nedeni basit; özel gecenizi daha da özel kılmak... Düğün öncesinde öğreneceğiniz figürlerle, konuklarınıza unutulmaz bir dans gösterisi sunabilirsiniz. Size 4 ayrı önerimiz var. Düğününüzün konseptine, karakterinize ya da konuklarınızın yaş ortalamasına göre seçin, beğenin, yapın...
Vals: 19. yüzyılın başlarında Avusturya ve Almanya'da dans edilen bölgelerin yerel farklılıklarını bünyesinde barındırarak gelişim göstermiştir. Özellikle Kuzey Avusturya'nın 'Landlob der Enss' bölgesinde uygulanan dans stili 'Londler' adını alarak çok popüler olmuştur. Vals kısa sürede Johann Strauss'un müziğinin etkisiyle Viyana'da ve 1812 yılından itibaren de İngiltere'de geniş kitlelere ulaşmış, aristokrasinin beğenisini kazanarak baloların vazgeçilmez eğlencesi olmuştur. Günümüzde Vals 'Viyana Valsi' ve 'Modern Vals' olmak üzere iki farklı ritim ve kategoride dünya dans literatüründe yer almaktadır.
Tango: Buones Aires, Arjantin ve Montevideo, Uruguay kökenli bir dans ve müzik türüdür.
Tango ile insan kendi vurgusunu, kendi sesini, kendi ritmini yansıtırken, karşısındakine ait olanı dinleme şansını bulur. Tango yapanın yarattığı bir danstır. Çoğu zaman ise hayatın metaforik bir ifadesi olarak adlandırılabilir. Tango o kadar doğaldır ki, bazen gerçekliğe bir karşı çıkış veya kendini yeniden gerçekleştirme biçimi olarak görülür. Tango, içinde hezeyanı, hüznü, bireyselliği, iktidarı, tutkuyu, aşkı, bir olmayı, neşeyi, paylaşmayı, hoşgörüyü, yani hayata dair çok şeyi barındırır.
Sirtaki: Günümüz Yunan kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelen Sirtaki, Bizans döneminde İstanbul'da oynanan Hasapiko Argo dansından doğmuştur. Sürgün ve göçmen düşlerin öksüz çocuğudur sirtaki. Kara sevdanın, çaresizliğin, koyvermişliğin, avareliğin dansıdır. Ama aynı zamanda umudun, aşkın ve coşkunun dansıdır. Yalın ve gönlü zengin bir danstır; güler yüzlüdür, hayatın kutsallarını fazlaca ciddiye almaz. Ayrıca sirtaki için sürgün yollarının, yitirilmiş aşkların ve erişilmez düşlerin dansı da denebilir.
Salsa: Salsa, genellikle Karayipler kökenli olduğu varsayılan bir müzik ve oynama çeşididir. Önceleri yalnızca Güney/Orta Amerika kökenli kişiler arasında yaygın olan bu müzik türü, özellikle 1980'lerden sonra yeryüzünün her köşesinde sevilir duruma gelmiştir. Birkaç müzik türünün karışımından oluşan Salsa, Küba kökenli değişik müzik türlerini tanımlamak için de kullanılır. Belki de bu yüzden bu türe İspanyolca'da 'sos' anlamına gelen Salsa sözcüğü uygun görülmüştür. Salsanın kökeni konusunda değişik görüşler vardır. Çoğunlukla salsanın öncelikle Küba'nın 'Son' müziğinden geldiği öne sürülse de, bazıları kökeninin 1950'lerin New York'unda görülen müzik biçemlerinin karışımından oluştuğunu öne sürerler. Her durumda, bu müzik türündeki Karayipler etkisi yadsınamaz.