HABER DETAY

30 Ocak 2012 13:20

Fotoğraf makinesi mi, akıllı telefonlar mı?

 

Kompakt fotoğraf makinelerinin yerini yavaş yavaş akıllı telefonlar almaya başlıyor.
 
İki yıl öncesine kadar profesyonel fotoğraf makineleriyle kompakt makineleri kıyaslıyorduk. Şimdilerdeyse yarış, akıllı telefonların pratik kameralarıyla kompakt makineler arasında. Radikal'in fotoğrafçısı Muhsin Akgün'den akıllı telefon-kompakt makine rekabetine bir bakış...
 Ne oldu da fotoğraf bu kadar popüler hale geldi diye sorarsak aklımıza gelen ilk cevap olarak, dijital teknolojiyi söyleyebiliriz. Bu teknolojiyle lüks olmaktan çıkan fotoğraf makinelerini herkeste, her yerde görmeye başladık. Herkes kendi anı fotoğrafını en kaliteli şekilde nasıl çekeceğinin peşinden koşarken bir sürü ürün ve modelin arasında kafası karıştı. Peşi sıra piyasaya çıkan akıllı telefonların fotoğraf özelliği kafaları iyice karıştırdı. Çok değil iki sene önce, kompakt makine ile SLR makineleri yakalamaya çalışıyorduk. Şimdilerde soru şu: Acaba akıllı telefonumla çektiğim fotoğraf, kompakt makineyle çektiğimin yerini tutuyor mu?
 
Öncelikle amacımızı belirlemeliyiz. Ne yapmak istediğimize karar verirsek hangi ürünü kullanacağımızı daha sağlıklı seçebiliriz. Günümüzde bu durum çok da böyle gelişmiyor. Aslında yola çıkarken hayatınızdaki önemli anları ya da hoşunuza giden görüntüleri sabitlemek olan amacı nedense unutup, “Pahalıysa iyidir”, “Markası şu ise iyidir”, “Bilmem kim kullanıyorsa iyidir” gibi klişelerle seçim yapmaya çalışıyorsunuz. İyisi mi bunları unutun ve şunu not edin: Bir fotoğrafı iyi yapan bakış açısı, ışık, kontrast gibi temel etkenlerdir. Ürün sonra gelir. Bildiğiniz en iyi, en pahalı ya da en çok tercih edilen ürünle bile fotoğraf çekseniz, bu etkenlere dikkat etmediğiniz sürece sonuç değişmez.
 
Kompakt makinelerde piyasaya sürülen belli başlı markaların ürünlerine bir göz attım. Genelde aynı özelliklere sahipler, bu sebeple artık tasarımlarıyla ön plana çıkmaya çalışan bir sürü kompakt makinenin olduğunu fark ettim. İsimlerinin sağına soluna, altına üstüne bir sürü harf ekleyerek en yeni olma iddiası almış başını gitmiş. Yabancı olduğum bu alanda ne çok ürün varmış... Meraklıları için üzüldüm doğrusu, kafa karıştırmak için birebir bu alan.
 
Sony: Kompakt ürünlerini ikiye ayırmış. İddialı oldukları Nex 7 modeline bakalım. Sony son yıllarda sensör alanında birçok markayı geride bıraktı. Hatta Nikon DSLR makinelerinde Sony sensörünü kullanıyor diyeyim. Bu sebeple 24 megapiksel özelliği en başta dikkatimi çekti. 18-55 mm objektif aralığı bulunan ürünün full-HD olması gibi diğer makinelerle benzer özellikleri mevcut. 1.199 Dolar ( bhphoto.com )
 
Nikon: Son ürün olarak görünen P7100’ü inceledim. Aynı özelliklerle birlikte ham görüntü çekebilmesi ve lityum pil kullanması dikkat çekiyor. 409 Dolar ( bhphoto.com )
 
Canon: G serisi ile dikkat çekmişti. Serinin son ürünü G-12 modeli, 10 megapiksel 28 mm objektifi ve full HD özelliğiyle dikkat çekiyor. 1.654 TL (vatanbilgisayar.com)
 
Panasonic: Lumix serisinden DMC-TZ20 modeline baktığımızda 14 megapiksel olduğu, üzerinde 24 mm objektif olduğu ve ekranının dokunmatik olduğu ilk gözüme çarpanlar. 999 TL (Hepsiburada.com)
Leica X1: “Hatıralarım havalı ve pahalı olsun”
diyenler için Leica X1 modelini de inceledim. Üzerinde Leica objektif olması en dikkat çeken kısmı. 12 megapiksel, 100-3200 ISO aralığı 24 mm objektifinin açıklığının 2.8 olması dikkat çeken kısımları. Sadece JPEG görüntü formatına sahip olması ise ‘amatörsünüz’ mesajını size net bir şekilde veriyor. Sadece 1.995 Dolar. (bhphoto.com)
Kompakt makineler bu özellikleriyle aslında “Yok birbirimizden farkımız” diye bağırıyor. Dediğim gibi kafam karıştı... Sonuçlarına baktığımda profesyonel alanda kullanılamayacak görüntüler çıkıyor karşıma. Akıllı telefonlar işte bu noktadan hareketle “Madem sonuç çok değişmeyecek neden ayrı bir makine taşıyayım?” sorusunu getirdi. Özellikle de Apple iPhone gibi bir teknoloji harikasını piyasaya çıkardıktan sonra... Gerçi bu alanda haksız bir rekabet devam ediyor. Apple iPhone4 modelini çıkardıktan sonra neredeyse rakipsiz kaldı. Zira telefona indireceğiniz aplikasyonlarla fotoğrafa küçük müdahaleler yapabilir ve fotoğrafı anında paylaşabilirsiniz. Telefonun içindeki kamera uygulamasında da kadrajlama, kırmızı gözleri düzeltme, otomatik iyileştirme yapma özellikleri mevcut. Diğer ürünlere baktığımızda Nokia N8, Samsung’un Galaxy serisi, Blackberry 9800 Torch dikkat çekiyor. 1000-1.600 TL arası fiyatlarla satılan bu modellerle fotoğraf çekmek daha esprili. Tabii kalite anlamında ortalama fotoğraflar çekmek istiyorsak...
 
 
 
En iyisi SLR
 
Karşılaştırdığımızda; kompakt makinelerin çözünürlük, mönü çeşitliliği ve optik yakınlaştırma özellikleriyle öne çıktığını görüyoruz. Akıllı telefonlar ise pratik oluşu ve fotoğrafı aparata ihtiyaç olmaksızın anında paylaşma özelliğiyle cazip. Satış rakamları da bu durumu net bir şekilde gösteriyor. Kaç kişi evden çıkarken “Fotoğraf makinemi yanıma aldım mı?” diye düşünür? Ama “Telefonum yanımda mı?” diye düşünürüz mutlaka...
 
Aslına bakarsanız ne kompakt makine, ne akıllı telefonla çekilen fotoğrafların profesyonel alanda bir karşılığı var. Hangisini kullanırsanız kullanın harekete duyarlı olmadıkları ve ikisi de SLR makinelerinin kullandığı teknolojinin çok gerisinde olduğu için, sonuçlar sizin için hoş bir anı belgelemekten ileriye gitmeyecektir. “Öyleyse niye cebinizde fazladan bir cihaz daha taşıyorsunuz?” diye sormadan edemiyorum. Ben ne mi kullanıyorum? Profesyonel işlerimi Nikon D3X SLR dijital gövde ile çekiyorum, makinemi yormayacağım anları da iPhone4 ile belgeliyorum. Yaşasın teknoloji…
 
 
‘Asıl avantaj paylaşım’
 
Artemis Günebakanlı – Fotoğrafçı, Blog Yazarı - iPhone4 kullanıyor
 
Cep telefonlarının kameraları teknik olarak standart kompakt fotoğraf makinelerini yakaladı. Fotoğraf çekmek için ikinci bir cihaza duyulan ihtiyacın ortadan kalkması ve daima elimizin altında olan cep telefonlarının sağladığı hız, eskisinden çok daha çabuk ve hafif hareket ettiğimiz işimizi kolaylaştırıyor. Akıllı telefonlar çeşitli uygulamalarla fotoğrafa müdahale etmeye de olanak sağlıyor. Cep telefonlarının asıl avantajı ise sosyal medya ve Instagram gibi platformlarda paylaşıma olanak sağlaması. Fotoğraf çekmek kişisel bir uğraşın ötesinde dünyayla paylaşılan bir eylem, yer yer bir oyuna dönüşüyor.
 
 
‘iPhone benim için hâlâ eğlencelik...’
 
Zeynep Erdim, BBC World Türkiye Prodüktörü - Panasonic Lumix DMC-FZ50 kullanıcısı
 
iPhone’la fotoğraf çekmek, özellikle Instagram, Hipstamatic, Leme Cam gibi aplikasyonlardan sonra çok keyifli hale geldi. Çantada makine taşıma zahmetinden de kurtulunca telefon neredeyse kameramın yerini aldı. Ama hâlâ ‘fotoğraf çekmek’ deyince aklıma Panasonic Lumix kompakt kameram geliyor. Yürüyüşe, tatile çıkarken mutlaka alıyorum. Kompakt kameranın netliği, derinliği, ışığı iPhone’dan çok daha iyi. iPhone’la çektiğim fotoğrafın aplikasyonlarla ‘nefis’ hale gelmesini üzerime alamıyorum. Lumix’le çektiğim içinse “Ben çektim” diyebiliyorum. iPhone’la çekilmiş bir fotoğrafı büyütüp astığımı düşünemiyorum. iPhone benim için fotoğrafçılık değil eğlencelik. Aslolan Lumix kameram.
 
 
‘Cep telefonu hevesi artırıyor’
 
Zeynep Üner, Vogue Dergisi Yazı İşleri Müdürü - iPhone4 kullanıcısı
 
Dergi işinde olduğum için fotoğrafın içindeyim. Birçok fotoğraf makinesini denedim, kurslara katıldım. Başarılı fotoğrafçıların arasında kala kala, iyi fotoğraf çekeceğim iddiasından vazgeçtim. Smartphone’lar bu noktada araya giriyor. Kompakt makineyi evde unutabilirsin ama telefonun hep yanında. Yürüyüşte, metroda, trafikte... Bu da sizi bir fotoğrafçı gibi sürprizlere hep hazır hale getiriyor. iPhone aplikasyonlarıyla çok pratik ve eğlenceli fotoğraf filtreleri kullanıyorum. Ne çekersem çekeyim fotoğraf güzelleşiyor. İnsanın hem özgüvenini artırıyor, hem hevesini. Fotoğraf çekmek insanın algısını, çevreye bakışını değiştiriyor. Bir cep telefonu çaktırmadan size bu hobiyi aşılayabiliyor; iyi fotoğraf çektikçe, yenilerini çekmek istiyorsunuz. Kursları araştırmaya, fotoğrafçıları karıştırmaya başlıyorsunuz. Belki SLR ya da manuel bir makine almaya karar veriyorsunuz...
 
 
‘Cep’ önde gidiyor
 
ABD’de yapılan bir piyasa araştırması, akıllı telefonların 2011’de kompakt makinelerin satışını olumsuz etkilediğini gösterdi. Tüketici piyasası araştırma şirketi NPD Group’a göre, küçük sınıftaki ‘point and shoot’ fotoğraf makinelerinin satışı, bir önceki yıla oranla 2011’in ilk 11 ayında yüzde 17 düştü. Cepte taşınabilecek boyutta olan video kameraların satışı da yüzde 13 düştü. 2010’a göreyse 12 milyon adet satış düştü. Akıllı telefonlar aynı dönemde 95 milyon adet sattı. Araştırma SLR kameraların satışının ise etkilenmediğini gösteriyor. Yani, akıllı telefonlar sadece 10x’e kadar büyütme kapasitesi olan fotoğraf makinesi ve kameraların satışını olumsuz etkiliyor. SLR makinelerde ise satışlar yüzde 12 arttı. Satışta en büyük pay, ‘küçük boyutlu değiştirilebilir lensli’ fotoğraf makinelerinde.
 
Muhsin Akgün

Yorum 0
 

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın.
Giriş yapmak için tıkla!

Gönderildi Öneri Üyelik