25 Mayıs 2009
17:14
Sanat kapısını açan 'Anahtar'
Sanata ve eğitime önem veren bir ailenin çocuğu olan Başak Kızıltoprak'ın yolunun sanatla kesişmesi çok da zor olmuyor. Henüz Eğitim Fakültesi Resim Bölümü'nde okuduğu yıllarda deneyimlerini çalışma hayatına döken Kızıltoprak, ilerleyen yıllarda kendi gibi sanatçı Kubilay Dinçer'le birlikte Anahtar Sanatevi'ni kuruyor.
Anahtar Sanat, kaç yılından bu yana faaliyette?
Anahtar Sanat, 2006 yılında "Anahtar Bilim Sanat Atölyesi" adıyla kuruldu. 2007 yılında Sanat atölyelerimizi, ilk bir yılda ulaşmış oldukları üretim seviyelerine bağlı olarak, Anahtar Sanat ve Ebru Atölyesi olmak üzere yeniden yapılandırdık. Kısa zamanda akademik bir yapıya ulaşmayı ve bilim atölyelerimizi de faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz.
Hangi alanlarda eğitim veriyorsunuz?
Eğitimlerimiz; resim, heykel, seramik, mozaik, fotoğraf, yaratıcı drama, müzik, orff pedagojisi ile müzik, edebiyat alanlarında ve sanat okullarında eğitim almak isteyen bireylerin sınavlara hazırlandığı "güzel sanatlara hazırlık ve konservatuara hazırlık" atölyelerimizle devam ediyor. Çocukların sanat eğitimi de üzerinde özenle durduğumuz bir nokta. Çocuklara yönelik iki boyutlu ve üç boyutlu atölyeler ile müzik-hareket atölyelerimiz de gerçekleşiyor. Bununla beraber anahtar sanat birleşik sanat anlayışıyla hareket ediyor ve sanat disiplinlerinin birbirine etkisini inceliyor, eğitimlerimizde yer veriyoruz.
‘Eğitimlerimiz atölye ortamında sürüyor'
Çalışmalarınızı, eğitimlerinizi atölye ortamında mı sürdürüyorsunuz?
Evet, çalışmalarımızı ve eğitimlerimizi atölye ortamında gerçekleştiriyoruz. Bireylerin deneyimsel süreçleri sanatı anlama anlamlandırma yolunda önem taşıyor.
Eğitim amaçlı kurslarınızın yanı sıra atölyenizde gerçekleşen etkinlikler nelerdir?
Atölyemizde üretim amaçlı çalışmaların yanı sıra söyleşiler, seminerler, work-shop çalışmaları, sergi ve gezi etkinlikleri de gerçekleşiyor. İçeriklerini yıl içinde, katılımcılarımızın talep ve ihtiyaçlarına göre belirliyoruz.
Güzel Sanatlara Hazırlık Atölyelerinde neyi hedefliyorsunuz?
Sanat eğitimi almayı hedefleyen gençlerin girecekleri okullardan en yüksek faydayı alabilmeleri için yeterli alt yapıyı oluşturmuş olmaları oldukça önemli. Onların sınavlara hazırlanırken sanat ve kültür alanlarında donanım kazanmalarını hedefliyoruz.
Katılımcılar genellikle hangi yaş grubundan oluşuyor ve ne amaçla geliyorlar?
Hazırlık atölyelerimiz gençlerden oluşuyor. Resim, heykel, seramik, mozaik, fotoğraf, yaratıcı drama, müzik atölyelerimizde her yaştan katılımcılar, yanı sıra tabii ki çocuklar var. 5-8 yaş ve 9-12 yaş çocukları atölyemizde bizlerle oluyor. Yaş grubu ne olursa olsun, sanat eğitimi almak, sanatın bir alanında da olsa yetenek geliştirmek, bazen bu yeteneklerini iş ve özel yaşamlarıyla da birleştirmek katılımcılarımız tercihleri. Bir grafikçi çizim kursu almaya, bir doktor heykel eğitimine ya da bir anne çocuğuyla daha nitelikli zaman geçirebilmek için seramik yapmayı öğrenmeye gelebiliyor. Bazı katılımcılarımız ise salt sanatsal üretimde bulunmak için öğrenmeye ve üretmeye gelebiliyorlar.
‘Grup çalışmalarında en fazla
14 öğrenci bulunuyor'
Grup kontenjanlarında katılımcıları kaç kişiyle sınırlandırıyorsunuz? Ve nasıl belirliyorsunuz?
Atölye çalışmasının içeriğine, malzeme kullanımına ya da başka teknik unsurlara bağlı olarak belirleniyor. Atölyeden atölyeye değişiyor. En az 4 en fazla 12 olmak üzere…
Resimde temel eğitim için yeterli olan süre ne kadardır? Pratiğin ve yeteneğin bu alanda öneminden bahseder misiniz?
Bu konuda kesin bir süre belirtmek çok zor. En az 1 yıl diyorum ben ve sonsuza kadar sürebilir bu öğrenme. Daha çok pratik yapma imkânı bulan katılımcılar hızlı yol alıyorlar. Yeteneğe gelince, hepimiz yetenekli doğuyoruz da bu yeteneğimizi unutabiliyoruz büyürken; "öğrenmek, hatırlamaktır."
‘Çocuklarla ne yapıyorsanız
iki defa düşünmelisiniz'
Çocuklarla çalışmak, onları eğitmek, yetişkinlere göre daha mı kolay. Çocuk atölyelerinin renginden biraz bahseder misiniz?
Onlar henüz unutmamış oluyorlar, sanat'ın neyin peşinde olduğunu bizden çok daha rahat kavrıyorlar. Zor demek istemem, çocuklarla her ne yapıyorsanız, iki defa düşünmeli, iki defa özenmelisiniz.
Çocuklara ve yetişkinlere ait atölye çalışmaları hemen hemen aynı alanlarda mı?
Çocuklarla çalışırken, sanat eğitimi bilinci öncelikli, aracın ne olduğu çocuğun talebine bağlı değişebiliyor. Sonuçta sanat disiplinleri aynı da olsa, onlarla olan programlarımızı başka bir anlayışla gerçekleştiriyoruz.
Özel eğitime ihtiyaç duyan insanlarımıza yönelik atölye çalışmalarınız var mı?
Evet, sanat, hem fiziksel gelişimimize, hem de ruhsal gelişimimize yardımcı, bir terapi yolu aynı zamanda, çocukların ya da bireylerin içsel yolculuklarına yol arkadaşı olabildiğinden, bu atölyeleri atlamamamız gerektiğini fark ettik. Otizm yaşayan, zekâ gelişiminde ya da fiziksel gelişiminde durağanlık olan veya hiperaktivite yaşayan çocuklarla atölye çalışmaları gerçekleştiriyoruz.
Anahtar Sanat bünyesinde katılımcıların her an faydalanmasına fırsat sunacak bir arşiviniz, kütüphaneniz var mı?
Bir kütüphanemiz var. Bunun yanı sıra, ulaştığımız bilgileri Anahtar'da arşivliyoruz. Gerektiğinde web sitemizde yayınladığımız, gerektiğinde çalışmalar esnasında kullandığımız, görsel ve yazılı bir arşiv bu.
‘Sanat disiplini ancak iç disiplinle anlaşılır'
Başak hocam özellikle bu çalışmalar sizin alanınıza giriyor. Bize biraz çalışma ortamınızdan ve o atmosferden bahseder misiniz?
Ben sanat disiplinlerinin ancak "iç disiplin" ile anlaşılabileceğine inanıyorum. Yaptığınız işi sevmeli, ona gönül ve emek vermelisiniz, o işin doğası ile empati kurabilmelisiniz. Böylece sanatsal görünüzü açılabilir, yaşam görmediğiniz renkler de gösterebilir size. Bu bahsettiğim disiplin düşüncelerinizi özgürleştirmeye başlar, bilmediğiniz yeni bir özgürlük alanı keşfedebilirsiniz. Anahtar'ı, böylesi bir anlayışla var ettik. Bizimle bu havayı solumuş olan herkes de kendinden kattı. Şimdi, kendi kimliği var.
Kaç yılından beri bu eğitimi veriyorsunuz? Bize biraz kendinizden ve çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
1998'de, üniversite yaşamımın ilk yılında, Mature Eğitim sayesinde, çocuklarla çalışmaya başladım. Eğitim Fakültesi Resim Bölümü'nde okuyordum ve okul ile çalışma deneyimlerim birbirine eklenerek devam etti. Anaokulları, gençlik kampları, özel eğitimlerle sürdü. Çalıştığım yaş grupları da çeşitlendi böylece. Sanat eğitiminin önemli olduğuna inanıyorum, bunun üzerine gözlemledim, çalıştım. Ailem sanata ve eğitime önem verir. Onların da çok desteği oldu. Derken Kubilay Dinçer ile yollarımız kesişti, kendisi Ebru Sanatı ustasıdır. Anahtar'ı kurduk. Sistemini, anlayışını geliştirdik. Anahtar'ın bundan sonra izleyeceği yolu oluşturmak için, çalışmaya devam ediyorum.